Giriş
Dünya üzerindeki büyük dinlerin çoğunda ortak bazı unsurlar bulunur. Bunların başında peygamberler, kutsal kitaplar ve vahiy kavramı gelir.
Bu nedenle Göktengri inancını araştıran birçok kişinin aklına şu soru gelir:
“Göktengri inancında peygamber veya kutsal kitap var mıydı?”
Bu sorunun cevabı, Göktengri inancını diğer büyük dinlerden ayıran önemli özelliklerden birini ortaya koymaktadır.
Göktengri İnancında Peygamber Var mıydı?
Bugüne ulaşan tarihî kaynaklara göre Göktengri inancında bilinen bir peygamber bulunmamaktadır.
Eski Türkler arasında:
- Tengri tarafından seçilmiş,
- İnsanlara vahiy getiren,
- Evrensel bir dini tebliğ eden,
bir peygamberden söz edilmemektedir.
Çin kaynakları, Arap tarihçileri, Fars kaynakları ve Türk yazıtlarında da bu yönde açık bir bilgi yer almamaktadır.
Bu yönüyle Göktengri inancı;
- İslam,
- Hristiyanlık,
- Yahudilik
gibi peygamber merkezli dinlerden ayrılmaktadır.
Kutsal Kitap Var mıydı?
Göktengri inancında bilinen bir kutsal kitap da bulunmamaktadır.
Eski Türklerin:
- Kur’an benzeri,
- İncil benzeri,
- Tevrat benzeri
bir vahiy kitabına sahip olduklarına dair herhangi bir tarihî kanıt yoktur.
Bu nedenle Göktengri inancı, yazılı vahye dayanan bir din olarak değerlendirilmez.
Orhun Yazıtları Kutsal Kitap mıydı?
Bu konuda sık yapılan bir yanlış anlaşılma vardır.
Bazı kişiler eski Türklerin kutsal kitabının Orhun Yazıtları olduğunu düşünmektedir.
Ancak bu doğru değildir.
Orhun Yazıtları:
- Tarihî metinlerdir.
- Devlet yönetimini anlatırlar.
- Türk milletine öğütler içerirler.
- Kağanların başarılarını ve mücadelelerini aktarırlar.
Dolayısıyla bunlar dini metin değil, tarihî ve siyasi belgelerdir.
Dini Bilgi Nasıl Aktarılıyordu?
Peygamber ve kutsal kitap bulunmadığına göre dini bilgi nasıl korunuyordu?
Araştırmacılar bunun büyük ölçüde sözlü gelenek yoluyla gerçekleştiğini düşünmektedir.
Bilgiler:
- Aile büyükleri,
- Boy liderleri,
- Kamlar,
- Toplumsal töreler
aracılığıyla kuşaktan kuşağa aktarılıyordu.
Bu nedenle farklı Türk boyları arasında bazı uygulama farklılıkları ortaya çıkabilmiştir.
Törenin ve Töre’nin Önemi
Göktengri inancında yazılı vahiy yerine töre büyük önem taşımaktaydı.
Töre:
- Adalet,
- Dürüstlük,
- Cesaret,
- Sözünde durmak,
- Toplumsal düzeni korumak
gibi ahlaki ilkeleri içeriyordu.
Birçok araştırmacıya göre eski Türk toplumunda töre, dini ve sosyal hayatın temelini oluşturmaktaydı.
Kamlar Peygamber Sayılabilir mi?
Bazı kişiler kamların peygamber olup olmadığını merak etmektedir.
Ancak tarihî kaynaklar kamları peygamber olarak tanımlamaz.
Kamlar:
- Ruhani rehberlik yaparlar,
- Tören yönetirler,
- Hastalara yardımcı olmaya çalışırlar,
- Toplumun manevi ihtiyaçlarını karşılarlar.
Fakat ilahi vahiy getiren kişiler olarak görülmezler.
Bu nedenle kamları peygamberlerle eş tutmak doğru değildir.
Bu Durum Göktengri İnancını Nasıl Farklılaştırıyor?
Göktengri inancı birçok açıdan “kurumsal dinlerden” ayrılır.
Çünkü:
- Merkezi bir din otoritesi yoktur.
- Peygamber bulunmaz.
- Kutsal kitap bulunmaz.
- Yazılı ibadet kuralları yoktur.
Bu özellikleri nedeniyle bazı tarihçiler Göktengri inancını bir “inanç sistemi” veya “dünya görüşü” olarak tanımlamayı tercih etmektedir.
Modern Tengricilerin Yaklaşımı
Günümüzde Tengriciliği yeniden canlandırmaya çalışan kişiler arasında farklı görüşler bulunmaktadır.
Bazıları:
- Doğanın kendisinin bir rehber olduğunu,
- İnsan vicdanının yol gösterici olduğunu,
- Tengri’nin insanlara doğrudan ulaşabildiğini
savunmaktadır.
Ancak bu görüşler modern yorumlardır ve tarihî Tengriciliğin birebir yansıması olarak kabul edilmez.
Sonuç
Tarihî kaynaklara göre Göktengri inancında ne bir peygamber ne de kutsal bir kitap bulunmaktadır.
Eski Türkler dini bilgilerini büyük ölçüde sözlü gelenek, töre ve kültürel aktarım yoluyla korumuşlardır. Kamlar önemli ruhani kişiler olsalar da peygamber olarak görülmemişlerdir.
Bu yönüyle Göktengri inancı, vahiy ve kutsal kitap temelli dinlerden ayrılan, daha çok kültürel ve kozmolojik bir dünya görüşü niteliği taşıyan eski bir Türk inanç sistemi olarak değerlendirilmektedir.











