Tengricilik inancında Sünesün (Süne) ruhunun Çor’a dönüşmesi, bir ruhun yaşam döngüsünden saparak huzursuz ve kötücül bir varlık haline gelmesini ifade eder,. Bu durum, evrensel dengenin bozulması ve ruhun ebedi yolculuğunun kesintiye uğraması olarak kabul edilir.
Bu dönüşümün anlamı ve sonuçları kaynaklar ışığında şu şekildedir:
1. Sünesün Ruhunun Kaybolması
Normal bir döngüde Sünesün ruhu, insan ölünce yer altı dünyasına (Tamağ) iner ve orada yeniden doğmayı bekler. Ancak bazı ruhlar yer altı dünyasının yolunu bulamazlar. Bu ruhlar, gitmeleri gereken yere ulaşamadıkları için canlandırma çemberinin (reenkarnasyon döngüsünün) dışında kalırlar.
2. Çor’a Dönüşüm ve Kötülük
Yolunu kaybeden ve tabiatta başıboş kalan bu Sünesün ruhları zamanla kötüleşerek Çor (Moğolca: Çotgor) adı verilen varlıklara dönüşürler. Çorlar hakkında bilinenler şunlardır:
- Hastalık Kaynağı: Bu ruhlar dengeyi bozarak insanlara bedensel ve ruhsal hastalıklar getirirler.
- Sonsuz Döngüden Çıkış: Reenkarnasyon çemberinin dışında kaldıkları için sonsuza kadar tabiatta dolaşmak zorunda kalırlar.
- Huzursuzluk: Bir kişinin Sünesün ruhu o kişi ölmeden önce yer altına kayarsa veya yolunu şaşırırsa, kişi ağır hastalanır; eğer ruh geri getirilmezse hasta ölür.
3. Şamanın (Kam) Rolü
Bu dönüşüm bir tür “ruhani arıza” olarak görüldüğü için müdahale gerektirir:
- Yola Getirme: Eğer bir Sünesün ruhu yolunu bulamamışsa, bir Şaman (Kam) ritüel yaparak bu ruhu tekrar doğru yola (yer altına) sevk etmeye çalışır.
- Yardımcı Ruha Dönüştürme: Şamanlar, tabiatta dolaşan bu kötücül Çorları etkileyip onları kontrol altına alarak iyi bir yardımcı ruh haline getirebilirler.
- Pazarlık: Ruh yer altına kaçmış veya kaçırılmışsa, Şaman yer altı efendisi Erlik Han ile pazarlık yaparak ruhu kurtarmaya çalışır.
Özetle, Sünesün ruhunun Çor’a dönüşmesi; ruhun yeraltı-yeryüzü arasındaki su yoluyla gerçekleşen kutsal döngüden kopması ve doğada yaşayanlara zarar veren, huzursuz bir hayalete dönüşmesi demektir,.











