Eski Türklerde kadınların toplumsal ve dinî statüsü, Gök Tengri inancı ve Türk töresi çerçevesinde erkeklerle eşit ve oldukça saygın bir temele dayanmaktaydı. Bu inanç sisteminde erkeğin statüsü kadınınkinden üstün görülmemiş, kadınlar hem yönetimde hem de manevi dünyada merkezi bir rol oynamışlardır.
Kaynaklara göre kadınların statüsüne dair öne çıkan noktalar şunlardır:
1. Toplumsal ve Siyasi Statü
- Yönetimde Eşitlik: Türk devletlerinde kağanların eşleri “Hatun” unvanı taşırdı ve yönetimde söz sahibiydiler. Örneğin, Orhun Yazıtları’nda Bilge Kağan ve Kül Tigin’in annesi İlbilge Hatun‘un, Türk halkı yok olmasın diye Tengri tarafından babası İltériş Kağan ile birlikte “tepelerinden tutulup daha yükseğe kaldırıldığı” (kağanlık makamına layık görüldüğü) anlatılır.
- Hukuki ve Sosyal Haklar: Tengricilikte kadın ve erkek ahlaki ve sosyal planda eşit kabul edilirdi. Aile birliği kutsal sayılır, birlik ve dayanışma en önemli değerler arasında yer alırdı.
- Eğitim ve Ruhani Rol: Uygurlar döneminde kadınlar için manastırlar inşa edilmiş ve “Budist rahibeler” geleneği başlatılmıştır.
2. Dinî ve Mitolojik Statü (Tanrıçalar ve İyeler)
Türk mitolojisinde kadın figürleri, yaratılışın, bereketin ve koruyuculuğun sembolü olarak en yüksek katlarda yer alır:
- Umay Ana (Iduk Umay): Tengri’nin kızı veya kutsal bir bereket tanrıçası olarak kabul edilir. Kadınları, çocukları ve hayvan yavrularını korur. Yazıtlarda kağan anneleri “Umay gibi” (Umay teg) denilerek onurlandırılmıştır.
- Gün Ana: Güneş tanrıçasıdır ve göğün en yüksek katı olan 7. katta oturduğuna inanılır.
- Ayzıt (Aykız): Gök âleminin 3. katında oturan; aşk, güzellik ve Ay tanrıçasıdır.
- Od Ana: Ateşin ve ocağın tanrıçasıdır; evin mahremiyetini ve sıcaklığını koruduğuna inanılır.
- Su İyeleri: Mitolojide suda yaşayan güzel peri kızları olarak tasvir edilirler ve kendilerini farklı hayvanlara dönüştürebilme yetenekleri vardır.
3. Ritüeller ve Kamlık (Şamanlık)
- Kadın Din Görevlileri: Türk toplumlarında sadece erkekler değil, kadınlar da ruhlarla iletişim kurabilen ve şifa dağıtan Kam (Şamaniçe) olabiliyordu. Yakutça’da kadın şamanlar için “udagan/udoyan” terimi kullanılırdı.
- Kadın Odaklı Gelenekler: Günümüzde hâlâ devam eden pek çok adet bu eski statünün izlerini taşır. Örneğin, loğusa kadının başına kırmızı kurdele bağlanması veya gelinlerin başına ayna konulması, kadını ve aileyi korumaya yönelik kadim Tengrici geleneklerin kalıntılarıdır.
Özetle, eski Türk inanç sisteminde kadın; sadece bir eş veya anne değil, devlet yönetiminde bir ortak, mitolojide bir koruyucu ve toplumda erkeğin eşiti olarak konumlandırılmıştır.











