Giriş
Türklerin İslamiyet’i kabul etmesinin üzerinden yaklaşık bin yıl geçmiş olmasına rağmen, kültürler bir gecede değişmez. Bir toplum yeni bir dine geçse bile, eski inanç sistemlerinden bazı gelenekler, semboller ve alışkanlıklar yaşamaya devam edebilir.
Bu nedenle birçok araştırmacı şu sorunun peşine düşmüştür:
“Günümüzde Türkiye’de yaşayan bazı geleneklerin kökeninde Göktengri inancı bulunuyor olabilir mi?”
Bu soruya kesin cevap vermek her zaman mümkün değildir. Ancak halkbilimciler, tarihçiler ve antropologlar bazı Anadolu geleneklerinde eski Türk inançlarının izlerinin bulunabileceğini düşünmektedir.
Öncelikle Bir Yanlış Anlaşılmayı Giderelim
Bugün Türkiye’de yaşayan insanların büyük çoğunluğu bu gelenekleri:
- Tengrici oldukları için değil,
- Ailelerinden gördükleri için,
- Kültürel alışkanlık olarak,
- Dini veya manevi bir anlam yükleyerek
uygulamaktadır.
Dolayısıyla aşağıda anlatılan örnekler:
“Bugün yapılan Tengri ibadetleri”
değil,
“Kökeninde eski Türk inançlarının izleri bulunabileceği düşünülen kültürel gelenekler”
olarak değerlendirilmelidir.
Nazar İnancı
Anadolu’nun en yaygın geleneklerinden biri nazar inancıdır.
Bugün:
- Evlerde,
- Araçlarda,
- Bebek kıyafetlerinde,
- İş yerlerinde
nazar boncuğu görmek mümkündür.
Eski Türklerde de kötü bakışların veya kötü niyetli enerjilerin zarar verebileceğine dair çeşitli inanışlar bulunmaktaydı.
Bu nedenle birçok halkbilimci nazar inancının kökenlerinin İslam öncesi dönemlere kadar uzanabileceğini düşünmektedir.
Kurşun Dökme Geleneği
Anadolu’nun birçok bölgesinde hâlen uygulanan kurşun dökme geleneği oldukça dikkat çekicidir.
Bu uygulamada:
- Eritilmiş kurşun suya dökülür.
- Ortaya çıkan şekiller yorumlanır.
- Nazarın veya korkunun giderildiğine inanılır.
Bazı araştırmacılar bu ritüelin, eski kamların uyguladığı arınma ve şifa törenlerinin devamı olabileceğini ileri sürmektedir.
Üzerlik Yakmak
Özellikle yaşlı kuşaklarda oldukça yaygın olan bir uygulamadır.
Üzerlik otu:
- Nazarı uzaklaştırmak,
- Kötü enerjileri temizlemek,
- Korunmak
amacıyla yakılmaktadır.
Kötü ruhları veya olumsuz etkileri uzaklaştırma düşüncesi, eski Türk halk inançlarında da görülen temalardan biridir.
Dilek Ağaçları ve Bez Bağlama Geleneği
Türkiye’nin birçok bölgesinde insanlar:
- Kutsal kabul edilen ağaçlara,
- Türbe çevresindeki ağaçlara,
- Dilek ağaçlarına
bez bağlamaktadır.
Bu uygulama günümüzde çoğu zaman dini veya manevi bir niyetle yapılmaktadır.
Ancak araştırmacılar, eski Türklerdeki:
- Ağaç kültü,
- Kutsal ağaç anlayışı,
- Doğa ruhlarına saygı
gibi inançlarla bağlantılar kurulabileceğini belirtmektedir.
Nevruz Kutlamaları
Nevruz yalnızca bir bahar bayramı değildir.
Orta Asya kökenli birçok gelenekte Nevruz:
- Yeniden doğuşu,
- Bereketi,
- Baharın gelişini,
- Yeni başlangıçları
temsil etmektedir.
Ateş üzerinden atlama, dilek dileme ve doğayla ilgili çeşitli ritüellerin kökeninde eski Türk geleneklerinin bulunduğu düşünülmektedir.
Ateşe Saygı
Anadolu’da bazı yaşlılar hâlen:
- Ateşe tükürmez,
- Ateşe pis şey atmaz,
- Ateşi saygısızca söndürmez.
Bu davranışların kökeninde, ateşi arındırıcı ve kutsal kabul eden eski inançların etkisi olduğu düşünülmektedir.
Eski Türklerde ateşin temizleyici güce sahip olduğuna inanıldığı bilinmektedir.
Lohusa ve Kırklama Gelenekleri
Yeni doğan bebeklerle ilgili birçok Anadolu geleneği oldukça eski kökenlere sahiptir.
Örneğin:
- Kırk gün koruma,
- Kırklama töreni,
- Lohusanın yalnız bırakılmaması,
gibi uygulamalar halk kültüründe önemli yer tutmaktadır.
Bazı araştırmacılar bu geleneklerin kökeninde eski Türklerin koruyucu ruhlar ve kötü ruhlarla ilgili inanışlarının etkili olabileceğini düşünmektedir.
Ölünün Ardından Yemek Dağıtılması
Anadolu’da yaygın olan geleneklerden biri de cenaze sonrasında yemek verilmesidir.
Özellikle:
- Helva kavurmak,
- Hayır yemeği vermek,
- Belirli günlerde ikramlarda bulunmak
oldukça yaygındır.
Bu uygulamalar günümüzde İslami bir çerçevede yorumlansa da, bazı araştırmacılar eski Türklerdeki atalara saygı gelenekleriyle bağlantılar kurulabileceğini ifade etmektedir.
Doğa ile Kurulan Özel İlişki
Eski Türklerde:
- Dağlar,
- Pınarlar,
- Nehirler,
- Büyük ağaçlar
özel anlamlar taşıyabiliyordu.
Bugün Anadolu’da da bazı doğal alanların:
- Kutsal kabul edilmesi,
- Ziyaret edilmesi,
- Dilek dilenmesi
gibi uygulamalar görülebilmektedir.
Bu durum, eski kültürel katmanların günümüze kadar ulaşmış olabileceğini düşündürmektedir.
Bunlar Kesin Olarak Tengricilikten Mi Geldi?
Hayır.
Bu konuda dikkatli olmak gerekir.
Çünkü Anadolu kültürü:
- Türk,
- İslam,
- Pers,
- Bizans,
- Yerel Anadolu kültürleri
gibi birçok farklı kaynağın birleşmesiyle oluşmuştur.
Bu nedenle günümüzdeki herhangi bir geleneğin yalnızca Tengricilikten geldiğini kesin olarak söylemek çoğu zaman mümkün değildir.
Ancak bazı uygulamaların kökeninde eski Türk inançlarının izleri bulunduğu yönünde güçlü görüşler bulunmaktadır.
Sonuç
Türkiye’de bugün yaşayan birçok gelenek, yüzyıllar boyunca farklı kültürlerin etkisiyle şekillenmiştir. Nazar boncuğu, kurşun dökme, üzerlik yakma, dilek ağaçlarına bez bağlama ve Nevruz kutlamaları gibi uygulamalar, araştırmacılar tarafından zaman zaman eski Türk inançlarıyla ilişkilendirilmektedir.
Bu geleneklerin günümüzdeki anlamı çoğu zaman farklılaşmış olsa da, Anadolu kültürünün derin katmanlarında Göktengri inancından ve eski Türk dünya görüşünden bazı izlerin yaşamaya devam ettiği söylenebilir.
Kültürlerin en ilginç yönlerinden biri de budur: Dinler, devletler ve toplumlar değişse bile bazı semboller ve alışkanlıklar yüzyıllar boyunca varlığını sürdürebilir.










