Giriş
İnsanlık tarihindeki birçok dinde görünmeyen varlıklar önemli bir yer tutar. Özellikle semavi dinlerde melekler ve şeytan, inanç sisteminin temel unsurlarından biridir.
Bu nedenle Göktengri inancını araştıran kişilerin sıkça sorduğu sorulardan biri de şudur:
“Eski Türklerin inancında melek ve şeytan var mıydı?”
Bu sorunun cevabı hem evet hem de hayırdır. Çünkü Göktengri inancında görünmeyen ruhani varlıklar bulunmasına rağmen, bunlar İslam’daki melek ve şeytan kavramlarıyla birebir aynı değildir.
Göktengri İnancında Görünmeyen Varlıklar
Eski Türklerin dünya görüşüne göre evren yalnızca insanlardan oluşmuyordu.
Aynı zamanda:
- Ruhlar,
- Ataların ruhları,
- Koruyucu varlıklar,
- Doğa ruhları,
- Zararlı ruhlar,
gibi görünmeyen güçlerin de varlığına inanılıyordu.
Bu nedenle Göktengri inancı, yalnızca Tengri merkezli değil; aynı zamanda zengin bir ruhlar dünyasını da içeren bir inanç sistemiydi.
Melek Benzeri Varlıklar Var mıydı?
İslam’da melekler:
- Allah’ın emirlerini yerine getiren,
- Günah işlemeyen,
- Tam itaatkâr varlıklar olarak tanımlanır.
Göktengri inancında ise bu özelliklere sahip, açık şekilde tanımlanmış bir melekler sistemi bulunmamaktadır.
Eski Türk kaynaklarında:
- Vahiy getiren melekler,
- Günah ve sevap yazan melekler,
- Cebrail benzeri figürler,
yer almamaktadır.
Bu nedenle tarihçiler Göktengri inancında İslam’daki anlamıyla bir melek kavramı bulunmadığını belirtmektedir.
Koruyucu Ruhlar ve Yer-Su Ruhları
Bununla birlikte eski Türklerde çeşitli ruhani varlıklara inanıldığı düşünülmektedir.
Özellikle:
- Yer-su ruhları,
- Koruyucu ruhlar,
- Ataların ruhları,
önemli kabul edilmiştir.
Bazı araştırmacılar bu varlıkları melek benzeri işlevlere sahip ruhani güçler olarak yorumlasa da, bunlar melek kavramının doğrudan karşılığı değildir.
Şeytan Benzeri Bir Varlık Var mıydı?
Bu konuda en çok adı geçen figür Erlik’tir.
Erlik, Türk mitolojisinde:
- Yeraltı dünyasıyla ilişkilendirilen,
- Ölüm ve karanlıkla bağlantılı görülen,
- Bazı anlatılarda kötü ruhların lideri olarak tasvir edilen
bir varlıktır.
Bu nedenle birçok kişi Erlik’i Türklerin şeytanı olarak tanımlamaktadır.
Ancak bu benzetme tam olarak doğru değildir.
Erlik Neden Şeytan Değildir?
İslam’daki şeytan:
- Allah’a isyan etmiştir.
- İnsanları kötülüğe çağırır.
- Kıyamete kadar insanları saptırmaya çalışır.
Erlik ise:
- Yeraltı dünyasının yöneticisidir.
- Kozmik düzenin bir parçası olarak görülür.
- Tengri’nin karşısında bağımsız bir güç değildir.
Dolayısıyla Erlik, şeytan kavramından çok yeraltı âlemiyle ilişkilendirilen bir mitolojik figürdür.
İyi ve Kötü Ruhlar
Göktengri inancında evren tamamen iyi veya tamamen kötü güçlerden oluşmaz.
Bunun yerine:
- İnsanlara yardım eden ruhlar,
- İnsanlara zarar verebilen ruhlar,
bulunabileceğine inanılırdı.
Bu durum eski Türklerin evreni daha çok bir denge sistemi olarak gördüklerini düşündürmektedir.
Göktengri İnancında Kötülüğün Kaynağı Nedir?
Semavi dinlerde kötülük çoğu zaman şeytanla ilişkilendirilir.
Göktengri inancında ise kötülük:
- Kötü ruhlar,
- Yanlış davranışlar,
- Töreden uzaklaşma,
- Dengenin bozulması
gibi nedenlerle açıklanabilmektedir.
Bu nedenle kötülüğün tek bir kaynağa bağlandığı söylenemez.
Modern Yorumlardaki Karışıklık
İnternette sıkça şu tür eşleştirmeler yapılmaktadır:
- Tengri = Allah
- Ülgen = Melek
- Erlik = Şeytan
Ancak tarihçiler bu tür eşleştirmelerin aşırı basitleştirilmiş olduğunu belirtmektedir.
Çünkü eski Türk inanç sistemi, semavi dinlerin kavramlarıyla birebir açıklanamayacak kadar farklı bir yapıya sahiptir.
Göktengri İnancında İyi ve Kötü Arasındaki Mücadele
İslam’da iyilik ve kötülük arasındaki mücadelede şeytan önemli bir rol oynar.
Göktengri inancında ise:
- Kozmik düzen,
- Töre,
- İnsan iradesi,
daha ön plandadır.
Bu nedenle eski Türklerin dünya görüşünde şeytan merkezli bir kötülük anlayışı bulunmamaktadır.
Sonuç
Göktengri inancında İslam’daki anlamıyla melek ve şeytan kavramları yoktur.
Bunun yerine:
- Koruyucu ruhlar,
- Yer-su ruhları,
- Ata ruhları,
- Erlik gibi mitolojik figürler
yer almaktadır.
Bu varlıklar bazı yönleriyle melek ve şeytana benzetilebilse de, tarihî ve teolojik açıdan aynı kavramlar değildir. Göktengri inancındaki görünmeyen varlıklar sistemi, eski Türklerin kendine özgü dünya görüşünün bir parçası olarak değerlendirilmelidir.











